Evren Üçok. Enes Kanter. Garry Kasparov.

Sadece olay akışını sıralayacağım. Yazının ikinci bölümüne kadar yorum yok.
1). NewYork’ta, bundan beş gün önce Kasparov üzerinden bir satranç etkinliği düzenlendi.
2). Bu etkinliğe 15 davetli katıldı. Ana katılımcı Enes Kanter. Bizi ilgilendirebilecek diğer iki katılımcıdan biri Nicholas Thompson (küresel yayın organı Atlantic’in CEO’su).
Üçüncü katılımcı ise Evren Üçok.
3). Aşağıdaki fotonun yanındaki yorum doğrudan Kasparov Satranç Vakfına ait ve mealen çevirisi şöyle:
“İki Efsane. New York’ta Kasparov Satranç Vakfı tarafından düzenlenen ve ev sahipliği yapılan Garry Kasparov Dünya Şampiyonluğu 40. Yıl Dönümü etkinliğinde, 13. Dünya Satranç Şampiyonu Garry Kasparov, Türk-Amerikalı eski NBA oyuncusu ve insan hakları aktivisti Enes Kanter Freedom ile unutulmaz bir maç yaptı.”

4). Enes Kanter Freedom.
Enes Kanter Özgürlük Hareketi olarak alabilirsiniz.
Sona eklenen Freedom ibaresi, Türkiye Cumhuriyeti (yani devletimiz) tarafından kırmızı bültenle aranması talep edilen ve halen bir numaralı FETÖ firari olan Enes Kanter’in, FETÖ adına yürüttüğü propagandanın kurumsal ismi.
Masadaki kitap da bu kitap.
5). Kitap, Kasparov tarafından sağlı sollu pazarlanıyor:

5). Etkinlikte esas özne Kanter. Karşılıklı paylaşımlarda her ikisi birbirini övgülere boğuyor.

“Az önce Garry @Kasparov63 ile satranç oynadım. Satranç tahtasının fotoğraflarını çekip ChatGPT’ye bir sonraki hamlemi soruyordum. Garry, @ChatGPTapp cümlesini bitirmeden oyunu bitirdi”.
(burada bile FETÖ hırsızlığını elden bırakmıyor, sınav sorularını çalan gelenek damarlarında hala yaşıyor).

“Arkadaşım @EnesFreedom’a haksızlık etmemek için, basketbol sahasında rövanş maçı teklifini hemen reddettim! Yeni kitabın için tebrikler ve ChatGPT’den daha iyi bir satranç koçu bul!”
6). Kasparov’un tebrik ve lanse ettiği kitap, Enes Kanter’in, Türkiye’de neden yargılandığını anlattığı kitap. Kitabın yarısı Türkiye sövgüsüne yarısı NBA’deki dışlanmasına ayrılmış.
7). Ve Evren Üçok.
Kasparov – Kanter etkinliğinde yer alan özel konuk Evren Üçok, konuyu gururla 3 ana yerden duyuruyor.
a). İstanbul Satranç Derneği
b). Üçok Sosyal Medya Hesabı (Instagram)
c). Monte Carlo Satranç Kulübü Hesabı (derneğin sahibi olsa gerek, içerikte ‘Boss’ diye hitap ediliyor).
8). İSD 1943 Instagram hesabı, FETÖ firarisi Enes Kanter Freedom lansmanını yüksek doz bir sevinç ile duyururken, Evren Üçok’un bu organizasyona dahlini de aynı mutlulukla veriyor.

🌟 İstanbul Satranç Dünyasında Parlayan Bir Yıldız ve Satrancın Devlerine Destek! 🌟İstanbul Satranç Derneği olarak, satrancın geleceğine ve zirvesine ışık tutan, yıllık 80.000$ gibi devasa bir bağışla bizlere destek olan cömert bağışçımız Sn.Evren Üçoka en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz! Bu vizyoner destek, derneğimizin faaliyetleri ve genç yeteneklerin uluslararası alanda rekabet edebilmesi için hayati bir güç kaynağıdır.👑 Bağışçımızın satranca olan tutkusu sadece maddi destekle sınırlı değil! Kendisi, satranç tarihinin en büyük isimlerinden Efsanevi Garry Kasparov ile nefes kesen bir simultane maçta zekasını konuşturdu. Bu unutulmaz etkinlik, bağışçımızın spora olan derin bağlılığını ve cesaretini bir kez daha gösterdi.🚀 Cömert bağışçımız, aynı zamanda dünya satranç sahnesinin hem yükselen yıldızlarına hem de en tecrübeli isimlerinden birine mentorluk ve sponsorluk eli uzatıyor. Geleceğin ve bugünün büyük ustalarını destekleyen vizyonu sayesinde, satranç dünyasının bu seçkin isimleri emin adımlarla ilerliyor …
Bu deklarasyon elbette, kurumsal olarak İstanbul Satranç Derneği yönetimini bağlıyor.
Bir başka deyişle İstanbul Satranç Derneği, Enes Kanter’le aynı etkinlikte yer alan Evren Üçok’u övgülere boğarken, Üçok’un derneğe 80 bin Dolar bağış yaptığını da aynı övgü yağmuru altında anlatıyor:
Yazının içindeki yılışıklık düzeyi muazzam, okurken boğulma tehlikesine dikkat edin:
“simultane maçta zekasını konuşturdu” (hangisini ve nasıl acaba – US?)
“bu unutulmaz etkinlik”
“bağışçımızın spora olan derin bağlılığı ve cesareti”
“cömert bağışçımız”
“mentorluk ve sponsorluk eli uzatıyor“
“vizyonu sayesinde”
Yazı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir numaralı düşmanının, kırmızı bültene konu, darbeci ve terör propagandisti Enes Kanter’in reklamını, Üçok üzerinden anlatıyor.
İSD’nin bu postu, bu yazının girdiği anda 155 beğeniye sahip. Beğeni sahipleri, etkinliğin, firari terörist Enes Kanter üzerine yapıldığının farkında olsalar iyi olur. Konu soruşturulacak çünkü.
9). Kasparov – Enes Kanter etkinliğini fonlayanlar.
Arka planda White & Case Hukuk Bürosu. White & Case, dünya ölçeğinde 10.sırada. Yıllık geliri 3,3 milyar dolar. Büyüklüğü değil dikkat. 1 yıllık olağan geliri. 2,600 avukat istihdam ediyor. Küresel ölçekte 31 ülkede 46 ofisi var.

15 kişilik simültaneye destek veriyor. Tuhaf değil mi? White and Case’in çapı ile uyumsuz.
Diğer destekçi, Rex Sinqufield. Son 15-20 yıldır satranca kaynak akıtan bir yatırımcı. Sinqufield de simültanede oynayan 15 adamdan biri.
Üçüncü kişi Nicholas Thompson. The Atlantic dergisinin (küresel aktivist dergi) CEO’su. Satrançla ilgisi yok, simültaneye katılan 15 kişiden biri.
10). Böylece 15 kişilik bu kutlama simülasyonunun (pardon simültanesinin) 4 oyuncusunun Enes Kanter, Sinqufield, Thompson ve Evren Üçok olduğunu öğreniyoruz. Hiçbiri alt düzey turnuva oyuncusu dahi değil.
11). Zira bu bir satranç etkinliği değil.
Bu bir ENES KANTER etkinliği. Bu bir FETÖ etkinliği.
11). Nicholas Thompson ve The Atlantic dergisi önemli. Bu dergi 15 Temmuz sonrası sayısız kez Enes Kanter yazısı basıyor ve bu yazılarda Kanter propagandası yapıyor. Kanter’in Türkiye’de (sözde) zulme uğradığını ve insan haklarından mahrum edildiğini defaatle makalelere konu ediyor..
https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2021/12/why-enes-kanter-freedom-speaks/620940/
Yukarıda alıntılanan ilk yazı örneğin, Kanter’i bir insan hakları mağduru olarak resmederken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı doğrudan hedefliyor. Yazı Şubat 2023 tarihli. Zaten yazarı bizzat “Enes Kanter Freedom”.
12). Son olarak, Kasparov Foundation tarafından Enes Kanter şakalaşmalarının paylaşıldığı postu ilk beğenenlerden biri, Kübra Öztürk Önenli. Kübra Önenli ya Kanter’in kim olduğunun farkında değil veya akli dengesi yerinde değil.
Zira like ettiği bu postta Evren Üçok yok. Enes Kanter var.
Hanımefendi Enes Kanter’i likelıyor.

DEĞERLENDİRME
Vakanın zaman akışı bitti. Şimdi yorumlar:
Bundan beş gün önce, 17 Kasım’ 2025’te, New York’ta Kasparov adına bir etkinlik düzenleniyor. Bu etkinlik içinde Kasparov bir simültane veriyor (çoklu satranç oyunu gösterisi). Buna da on beş kişi katılıyor.
Simültane gösteriler için on beş her zaman azdır. Kaldı ki bu etkinlikte , Sinqufield, Evren Üçok ve Enes Kanter yan yana yer alıyorlar. Nicholas Thompson’ı da sayarsak, on beş kişinin dördü amatör seviyede bile satranç oynamayan küresel figürler.
Peki aslında olan ne?
Bu etkinlik aslında sadece Enes Kanter lansmanı. Ve özellikle Kanter’in kitap tanıtımı.
Bu bir satranç etkinliği değil, öyle olsaydı yani Karpov – Kasparov 1985 maçının anniversary’si olsaydı her şeyden önce ortada Karpov olurdu. FIDE olurdu. Kim olduğu belirsiz zevatın girdiği, kapalı davet olmazdı. Basın bunu bilirdi. Enes Kanter asla buraya sokulmazdı. Sayısız satranç idolü geçmişten bugüne, Nigel Short’tan, Timman’a; Anand’dan, Magnus Carlsen’e kadar davet edilirdi.
Masalara, aktif satranç oynayan yetenekler yerleştirilirdi.
Bu, 3 farklı noktadan gerçekleştirilen JFK suikastı kıvamında.
Karpov – Kasparov 40. yıl anmasını Kanter ve Evren Üçok’la yapmak tek bir anlam taşır: Enes Kanter Freedom lansmanı ve Kanter yararına fon toplama!
Evet, bu sözde gösteri bir simültaneden ziyade bir fon toplama organizasyonu.
Fon toplama. Zira arka planda fon sağlayıcılar, yatırımcılar, lansmancılar var. Sinqufield yatırımcı. The Atlantic lansmancı. White & Case yıllık cirosu 3,3 milyar dolar olan dünyanın onuncu büyük hukuk bürosu. On beş kişilik simültaneye destek olması doğa üstü. Örneği yok.
Evren Üçok da bu gösterinin koca dünyadaki 15 katılımcısından biri.
TSF AYAĞI VE ÖZELLİKLE ELE GEÇİRİLMİŞ İSTANBUL SATRANÇ DERNEĞİ
İçeriye dönersek:
İstanbul Satranç Derneği ele geçirilmiş durumda.
Koskoca İSD, yılışıklık kavramına takla attırarak Üçok’un nasıl cesaret, vizyon, cömertlik, bağlılık sahibi olduğunu anlatıyor. Yazan utanmasa, Monte Kristo’dan iki pasaj da uyarlayıp Dumas’nın ruhuna fatiha okuyacak.
Ama belirleyici konu, İSD, Üçok’un derneğe de 80,000 Amerikan Doları bağış yaptığının ilan edilmesi.

E siz 60 yıllık kurumun başkanlığını Can Arduman’a defterlerini Selim Çıtak’a verirseniz, yanına da delileri doldurursanız, akıbeti, Enes Kanter lansmanına masa komşuluğu yapan adamın işgaline kadar gider.
Enes Kanter Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, kırmızı bülten ile aranmasını ve yakalanmasını talep ettiği bir terörist. Bunu tekrar vurgulayalım. Siyasi iktidarı sevebilirsiniz veya sevmeyebilirsiniz. Ama Kanter bir terörist. Ülke ve devlet düşmanı. Fetullah Gülen denen sapığın kendi tanımlaması ile: Hizmetkarı.
Terörist her zaman eline silah alanı ifade etmez. Kanter, mevcut devletin yıkılmasını talep eden, buna ön ayak olmuş, para vermiş bir numaralı propaganda aygıtı ve “Voice of FETÖ” bugün için.
Hatta şunu önemle tespit edelim: Fetullah Gülen denen aşağılık öldükten sonra, o örgütün başı kimdir hiç birimiz bilmiyoruz. Ama Enes Kanter’i sadece biz değil, Çin ülkesinin pirinç tarlasındaki köylüler biliyor.
Enes Kanter, Fetullah Gülen hizmetkarlığını gizli saklı da yapmıyor, göstererek, gurur duyarak yapıyor.
Bu olay özelinde şu zinciri de görmek zorundayız:
Evren Üçok, Enes Kanter’in ve kitabının lansmanının yapıldığı organizasyona katılmıştır. Ön plandaki resimdir. Bunu da keyifle ve birçok kanaldan duyurmaktadır.
Bu lansman, ancak davet üzerine girilebilen, çok sınırlı sayıda kişini alındığı bir organizasyondur (15 kişi). Üçok, Enes Kanter’in sadece iki masa yanındadır.

Organizasyon tek amaç içermektedir.
Kasparov üzerinden Kanter’in lanse edilmesi, aklanması ve dünya üzerinde yükseltilmesi. Arkasında büyük para vardır. Ki hepimiz Kasparov’a ciddi para verildiğine sanırım eminiz, kendisi parayı çok sevdiği gibi karşı kesimde de para gani ve bu işlere çok kolay akıtılıyor.
Yukarıda anlatılanların hiçbiri spekülasyon değildir. Doğrulanmış veridir.
ÜÇOK’UN TÜRK SATRANCINI GÜNBEGÜN ELE GEÇİRMESİ
Üçok, Türkiye’nin birinci ve ikinci kuvvetteki sporcularının şu anda hamisidir. Paralel Federasyondur. Milli takım oyuncuları ile görüşmekte, TSF denetimine girmeyen sponsorluklar, paralar vermektedir.
Bunların tümü kayıt dışıdır. TSF filtresinden geçmemektedir. Adıgeçenin ne TSF ile bir anlaşması vardır ne de sponsorluğu TSF tarafından ilan edilmiştir.
TSF bu kayıt dışılığı bilmekte ama hiçbir eylem yapmamaktadır. Böylece suç işlemektedir.
Üçok Ediz Gürel’in ailesine 250 bin dolar aktardığını ilan etmiştir. Keza Üçok, Yağız Kaan Erdoğmuş, Atilla Kuru gibi milli takım düzeyindeki sporcuları doğrudan yöneten kişi konumundadır.
Yukarıda da belirtildiği gibi Üçok’un İSD’ye 80 bin Amerikan doları bağışladığı ilan edilmektedir. Yani İstanbul Satranç Derneği, Üçok’undur.
Her makul insan gibi ben de bundan tedirgin oluyorum. Bırakın Türkiye’yi ne İsviçre’de ne Norveç’te ne de Katar’da bir zengin, bu düzeyde, geri dönüşü olmayan bir yatırımı bu kadar savurganlıkla yapmaz, yapamaz.
Gürel’e 250 bin dolar, İSD’ye 80 bin dolar, ismi geçen sayısız sporcuya ne verildiği – aktarıldığı belli olmayan ve TSF denetimi dışındaki kaynaklar.
Jeff Bezos Türk satrancına 40 dolar bağış yapmaz örneğin. Yapacaksa da bunu kurumsal sponsorlukla ve TSF üzerinden yapar.
Kaldı ki geçmişte de yazdım, bu paralar kayıt dışı olduğu için, sponsorluklar TSF filtresinden geçmediği için vergisi ve denetimi belirsiz. Matrah sebebiyle bu hacimdeki transferler MASAK yani kara para inceleme kapsamında.
TSF sporcularını (üstelik bir ve iki numara) kayıtlarda olmayan birinin managementine bırakmış görünüyor. Bıraktığı kişi 5 gün önce Enes Kanter Freedom lansmanında, Kanter’in 3 masa yanında oturan adam.
FETÖ geçmişte futbol başta olmak üzere Türk sporuna sızmayı başarmış devasa bir suç makinesidir. Hedefi küçük değildir, çok büyüktür. Türkiye Cumhuriyeti’dir.
FETÖ’nün spor ve sporcu sevgisi, küçük yaşlardaki çocukları ele geçirme tutkusu, salt sapkınlığından ileri gelmemektedir, devleti ele geçirme yolundaki acımasızlığından gelmektedir.
FETÖ geçen 9 yılda psikolojik travmayı atlatmış durumdadır ve hedefinde özellikle küçük çocuklar ile bazı köklü dernek veya kurumlar olması şaşırtıcı değildir. Özellikle Türk Satrancı gibi başı boş ve başı bozuk bir alanda.
Bana hiç kimse 3,3 milyar dolar yıllık geliri olan, Sabancı Holding’den büyük bir hukuk şirketinin, White & Case hukuk firmasının, 15 kişilik bir simültaneyi, satranç aşkına desteklediğini anlatamaz.
Kimse bana Enes Kanter Freedom denilen yaratığın ve onun FREEDOM kitabının bu organizasyon üzerinden neden sevimlileştirildiğini izah edemez.
Üçok gönüllü katıldığı bu organizasyonu İSD 1943 üzerinden, sosyal medyasından ve Monaco’daki kulübünden zevkle ve bağırarak duyurduğuna göre, bunu da açıklamalıdır.
Enes Kanter ile Üçok’un arasında neden 3 masa vardır?
Türkiye Satranç Federasyonu ve sayın Fethi Apaydın:
Sizin de zımnen kabul ettiğiniz üzere, Üçok, adı konulmamış Türkiye Satranç Federasyonudur. Ama fotoğraf da budur. TSF Enes Kanter’in sırıtan yüzünün kadrajındadır.
Ancak fake bile olsa, Türkiye Satranç Federasyonu, Enes Kanter’le resim veremez. Vermemelidir. Üçok’tan ve ekibinden kurtulun. Aksi halde bunun altında ezilirsiniz.



22 kurulunuz var, bunlardan birinin adı “Disiplin Kurulu”. Zorunlu organ.
Bunu çalıştırmak ve kangreni tedavi etmek, kolu kesmek zorundasınız. Bu resmi görevinizdir.
Sizin kafanızı kuma gömdükçe cinnet büyüyor. Ve haberiniz olsun, bu cinneti, siz cinnet krizi geçirene kadar sabırla işleyeceğim. İşlemekle de yetinmeyeceğim Savcılığa ve yetkili her kademeye intikal ettireceğim.
Son değerlendirme ve tespitim ise şudur:
Türkiye Satranç Federasyonu acilen görevden alınmalı ve kayyım atanmalıdır. Enes Kanter Freedom organizasyonuna katılan ve destekleyen herkes yargılanmalıdır. Tüm ekipleri ile.
Öyle de olacak.

Dipnot:
Özellikle aktif sporcu kardeşler. Bulunduğunuz konum büyük olabilir ama siz küçüksünüz. Yaşınız küçük, hayat deneyiminiz de.
Bize çocukluğumuzda annelerimiz şunu öğretirdi.
- Sokakta para veren adamlardan sakın para almayın.
- Tanımadığınız biri size para verirse hemen iade edin ve en yakın yere sığının. Gerekirse bakkala.
- Sokakta tipi bozuk bir amca sizi bir yere davet ederse sakın gitmeyin.
Artık zamanlar değişti. Modern ebeveynler size bu nasihatleri vermeyebilir. O zaman ebeveynlerinizi siz uyarın. Sizi, “sizi satın almak isteyenlerden” korusunlar. Konu ciddi çünkü.
Ufuk Sezekkaplan
info@sezekkaplan.com
Urla’dan herkese selamlar…
Ufuk beyin son yazısının üstünden haftalar geçtl, okuduklarına rağmen cevap veremeyen bir TSF yönetimi ve kişiye özel söylüryorum, üç maymunu oynayan Fethi Apaydın ve Alper Efe Ataman, sizi bu denli hassas bir konuda sessiz bırakan nedir? Lütfen konuşun. Susarsanız ‘TARİH’ sizi affetmez…
BeğenLiked by 1 kişi